j

Lorem ipsum dolor amet, consect adipiscing elit, diam nonummy.

Follow Us

Search

Empathia Creative
  -  Bakım & Ruh Sağlığı   -  Rüya Analizi Gerçekten Nasıl Yapılır
dream analysis, ruya tabirleri, hayat, yasam, yazar, blog

Rüya Analizi Gerçekten Nasıl Yapılır

 Her insanın içinde doğuştan gelen, 
önemi olan hikayeleri dinleme arzusu vardır ve
 rüyalar önemi olan hikayelerdir.
– Clarissa Pinkola Estés

Ben, neredeyse her gece ayrıntılı rüyalar görüp onları bir de hatırlayabilen şanslı insanlardan biriyim. Bazı sabahlar sanki bir David Lynch filmi seyretmiş gibi kalkıyorum; bazı sabahlar ise hatırlayabildiğim kırıntıları olabildiğince taze tutmaya çalışıyorum ki şu bilinçaltımın çözülmez yapbozunun parçacıklarını bir şekilde bir araya getirebileyim. Ama günün rutini beni derinliklerimden uzaklara taşıyıp yüzeye çıkarttığında, temayı kaçırmaya başlıyorum.

katie024

Bazıları rüyaları yersiz bulabilir ancak ben rüyaların, tanımının aksine, durumumuzun asıl realitesini gösterdiğine şiddetle inanıyorum. Hayatımızda gerçekten neler olup bittiğinin resim ve hikayelerine ayna tutarlar. Algımızın tiyatro perdeleri arkasında olup bitenleri gösterip iç yüzünü sunar, günün gürültüsüyle susturulup egomuz tarafından savılırken, içgüdümüze konuşması için izin verirler. Gün içersindeki zamanımızı kontrol edebiliriz, ama geceleri, ruhumuz kontrolümüzün dışında resimler, temalar ve motifler sergiler, bir türlü saptayamadığımız bir kaynaktan.

Bazıları der ki geceleri hikayeler mistik rüya yapan‘a aittir. Bunu diyenlerden biri de Jung’cu analist ve muhteşem kitap Kurtlarla Koşan Kadınlar’ın yazarı, Clarissa Pinkola Estés’tir. Kendisi rüyaların önemi hakkında  şunları yazar:

Rüyalar, normalde bilinçli zihnimize müsait olmayan bir realite hakkında bilgi verir. Rüyalar hayatta yolumuzu bulmamıza yardım etmek için gönüllüdürler. Rüyalar aynı zamanda hayatı nasıl yaşamak, nasıl yönetmekle ilgili yeni ve taze fikirlerin kaynağıdırlar. Ve çoğu zaman inanılmaz bir senkronizelik taşırlar, yani ruhumuzun o anki durumu hakkında bilgi vermenin ötesinde, bizi öyle dokunaklı, hatta mucizevi bir şekilde ileri doğru yol gösterirler ki, sanki rüya başlı başına ilahi bir güçden talimatmış gibi gelir. Rüyalarda kendi bilinçaltımızdan mesajlar mı var? Evet. Bizden daha tanrısal bir ses, bir kaynak rüyalarımız aracılığıyla bizimle konuşabilir mi? Evet.

Bu sözler içimde o kadar derinden yankılandı ki, çok sık rüya gören biri olarak, tanıdık gelen bir bulanıklığa dönüşmeden önce bilinçaltımdan gelen bu mesajları takip edebilmek için rüyalarımı yazmaya alıştırdım kendimi. Hatırlayın veya hatırlamayın, her insanın her gece beşle yedi arası rüya gördüğü kanıtlanmıştır. Rüya hafızası da aynı kasları kuvvetlendirmek için egzersiz yapmaya benzer. Ne kadar dikkat eder ve hatırlama hareketini tekrarlarsanız, rüya hafızanız da o kadar kuvvetlenir.

SONY DSC

Ancak samimi olarak rüyalarımızı hatırlama niyetinde bulunduğumuzda, ve onları deftere geçirip veya telefonlarımıza kaydettiğimizde – ki hatırladığınız en ufak detayı, bir bulut dahi olsa, yazın ve anlamsız olduğu varsayımında bulunmayın – bu kayıtlarla ne yapmalıyız? Hakiki anlamlarını nasıl bulabiliriz? “Rüya yapanın uyanık egonunki gibi bir sansür mekanizması yoktur. Dolayısıyla rüya yapan her türlü tuhaf ve akıl almaz çağrışımları bir araya getirir, ego uyanıkken düşünmede zorlanacağı sembolleri birbirine bağlar.”

Rüya tabir kitaplarındaki problem çok genel olmaları. Sizin karakteriniz ve o anınızdaki koşullara özel bir yorum verebilmesi imkansız. Her ne kadar sembolojileriyle evrensel özellik taşıyan arketip yorumlamalar olsa da, rüya tabir kitabına başvurmak, yabancı bir dili kelime kelime çevirmeye benzer; kesik ve kuru, tüm “şiirsel anlamı”nı yitirir.

Clarissa Pinkola Estés‘in öğrettiği tekniği inanılmaz yardımcı ve kişisel buluyorum. Zaman ve gayret gerektiriyor, ama o eforu sarfettiğinizde, sonunda ne kadar sık ve yoğun a-ha! deneyimi yaşayacağınıza keyifle şaşıracaksınız.

Burada odağımızı yoğunlaştırmamız gereken rüyanın özü. Rüyanın genel motifine bakıyoruz. Bu rüya yeni bir şeyi tanımakla mı ilgili? Bu rüya bir şeyi kaybetmekle mi ilgili? Bu rüya esrarengiz bir yerde belirivermekle mi ilgili? Bu rüya kovalanmakla mı ilgili? Bu rüya bir çeşit hazine bulmakla mı ilgili? Ve sonra buradan yola çıkarak şunu sormalıyız, “Bu durumun benzeri hayatımın neresinde oluyor veya neresinde olmalı? Hayatımın şu döneminde nerede hazine buluyorum? Şu an nerede takip ediliyorum? Veya hayatımda neyi kaybetmeliyim?

dream2

İşte rüyanın ilk katmanı rüyayı alıp içindeki geniş motifin şu anda yaşadığım hayata nasıl uyduğunu analiz etmek. O açıdan bir insanın rüyalarını yeniden anımsamasının faydalarından biri de kendi dünyamız hakkında verdiği şartsız bilgi. Sadece şu an olup bitenle ilgili sezginin ötesinde, GERÇEKTEN neler olduğu hakkındaki salt irfan. Yani herşeyi olduğu gibi görebilmek bir anlamda. Bu yönden rüyalar bir üçüncü şey daha yapar, bizi güçlendirir. Bize çözümleyip ileri adım atabilmemiz için güç verir.

Şimdi, rüyalarınızı yazarken olabildiğiniz kadar net olun. Detaylar dikkatinizi dağıtmasın. Rüyanızı sayfaya döktükten sonra tüm adları (insan, yer, nesne, bazen sıfat) sıralayın ve her bir adla kişisel bir çağrışım yakalamaya çalışın. Ne gibi resimler, fikirler, duygular yükseliyor içinizde? Yazın içinizdekileri. Sonra rüyanıza geri dönüp tekrar okuyun. Ama bu sefer çağrıştırmaları  adların yerine koyarak. Size kişisel hayatımdan bir örnek veriyim. Bir zaman önce şunu yazdım rüya defterime:

Okyanusun kenarında bir grup insanlayım. Kumda birşey arıyoruz ama ne olduğunu hatırlamıyorum. Biraz ilerde uzun, çiçek desenli mavi bir elbise giymiş dünya güzeli bir kız var. O kız olabilmek için can atıyorum. O elbiseyi özlemle istiyorum.”

Normalde bunu internet’de görüp saplantı haline getirdiğim elbiseyi almam için bir işaret olarak yorumlayabilecekken, şimdi adlarla net bir liste yapıyorum:

  • bir grup insan
  • okyanus
  • kum
  • güzel kız
  • elbise

Ne gibi resimler, fikirler, duygular yükseliyor içimde? İşte kişisel çağrıştırmalarım:

  • bir grup insan – aynı amaca sahip bir topluluk
  • okyanus – hayat
  • kum – sinir edici (her yere girdiğinden) ve anlamsız (kurtulamadığınızdan)
  • güzel kız – imkansız arzu (çünkü erişilmez bir güzelliğe sahip olduğunu düşünüyorum)
  • elbise- kendim (çünkü en çok elbise giydiğimde gerçekten kendim olduğumu hissederim)

Çağrıştırmaları adların yerine koyup yeniden okuyorum:
_14a

Hayatın kenarında aynı amaca sahip bir topluluklayım. Sinir edici anlamsızlıkta birşey arıyoruz ama ne olduğunu hatırlamıyorum. Biraz ilerde imkansız bir arzu var. O imkansız arzu olabilmek için can atıyorum. Kendimi özlemle istiyorum.

Peki benim rüyamın özü neydi? Arzu ve arayışla ilgiliydi. “Bu durumun benzeri hayatımın neresinde oluyor veya neresinde olmalı?” Ne enteresandır ki bu rüya, Mayıs ayının Çiçek Açmak temalı Editör’den Mektubunu yazdığım zamana denk geliyor. Elbise üstündeki çiçek deseni. A-ha! Öyle bir zamandı ki gerçek benliğimi (elbise) kendi kendime bir çekirdeğin içine tıktığım ve çıkmak için çırpındığımın bir zamandı. Paralize eden “Ne anlamı var?” (kum) düşünce metodumu kırmaya, ve o kişi (güzel kız) olabileceğime dair azıcık elimde kalan umuda tutunmaya çalışıyordum. Okuyucularımla birlikte kendime doğru bir arayıştaydım  ve Editör’den Mektupları yazmaya devam etmek, korkularımla yüzleşmem ve içimdeki gerçek gücü bulabilmem için bana destek verdi.

Rüyalar, evimizden bize gelen mektup gibidirler. Ruhumuzun derin bir yerinde sizin, hayatınızın, o anki ruhsal durumunuzun resmine sahiptirler, ego bilincinin tek başına göremeyeceği. Bu şekilde, rüyalar insanları körlükten kurtarır, duvarlarla çarpışmaktan, asıl mühim olanı hissedememekten. Rüya, o bakımdan bir hikaye anlatır. Gün ışığında bize malum olmayan bir hikaye, ama gece biz uyurken anlam kazanan, ve kendini açığa çıkaran, biz rüya görürken.

Sizin hikayeniz nedir? Rüyalarınız size anlatıyor herşeyi aslında. Tek yapmanız gereken, kodu çözebilmek için kendinize vakit ayırıp, azıcık çaba sarfetmek.